SİTE İÇERİĞİ ÜRETİRKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN STRATEJİK BAŞLIKLAR NELERDİR?

 

Kurumsal bir şirketin teknik altyapı çalışmalarını bitirdikten sonra yapmaya başlaması gereken ilk şey sektörleri ile ilgili içerik üretmektir. Biz bloğumuzda genellikle işin teknik kısmını ya da sosyal medya dünyasının istatistiklerini – eğilimlerini ele alan yazılar yazıyoruz. Ama aslına bakarsanız işin en önemli kısmı altyapı ve genel araştırmaları bitirdikten sonra siteniz için bıkmadan ve usanmadan güncel, ilgi çekici ve bilgi verici içerikleri geliştirebilmenizdir. İçerik pazarlamasının belki de en önemli kısmı olan blog yapısı dijital pazarlama metriklerinin kullanımında %92’lik kısmını oluşturmaktadır. Dolayısıyla genel kullanıcılar için blog içeriği yaratmanın önemli noktalarını açıklığa kavuşturmanın önemli olacağını düşünüp bu yazıyı hazırlamak istedik.

 

Doğal olarak bir efor sarf edildiğince biz SEO’cular ve reklamcılar (ve hatta gazeteciler: www.tuncbilekreklam.com.tr) işim ölçümlenmesi kısmını da çok dikkate almak zorundayız. Çünkü her yapılan hareketin birim maliyeti ve getirisi ayrı ayrı hesaplanmak durumunda. Fakat bu aşamada içerik yönetiminin dönüşümün ana mecrası olarak görülerek değerlendirilmesi de oldukça zor olabilir. Çünkü içerik Google Adwors’ten farklı olarak anında değil zaman içerisinde etkisini gösterebilen bir anlam öbeği olarak görülmelidir. Tabi bu çalışmaların performans değerlemeleri doğru yapılır ise zaman alan bu sürecin sonucunda elde edilecek başarı da bizim tecrübelerimize göre sabittir; sabit derken oldukça olumludur.

 

Öncelikle internet sitenizin teknik altyapısının ve tasarımının doğru ve güncel ihtiyaçlara uygun olarak tasarlandığını varsayıyoruz. Çünkü bu yazımızda ele alacağımız konu saat gibi işleyen bir altyapıya sahip olduğunuzu varsaymamız üzerine inşa edilebilir. Eğer teknik ya da görsel olarak hataları olan bir siteye sahipseniz anlatacağımız bütün konuları yapmanız durumunda bile internet sitenizde gözle görülür bir başarı elde edemeyebilirsiniz. Bu altyapı için genel değerlendirmelerinizi ise blog kısmımızda seçeceğiniz teknik makalelerimizi okuyarak geliştirebilir ya da fikir sahibi olabilirsiniz.

 

İlk olarak ürettiğiniz her içerik sosyal medya araçlarında (facebook, İnstagram, linkedin, Pinterest, Twitter, , Tumblr, Blogger, Youtube, vb..) yayınlanıyor olmalıdır. Bu sistemlerin ikliminde bulunmak siteniz için olmazsa olmaz temel şarttır. İsmi geçen yapılarda sahip olacağınız kurumsal hesaplar ürettiğiniz her içeriğe güncel olarak ulaşmak isteyen insanlar için güncel tutulmalıdır. Aynı zamanda bu hesapların takipçi tabanının geliştirilmesi için her başlığı uygun olacak şekilde farklı yöntemler olduğunu ve bunların da zaman zaman kullanılması gerektiğini belirtmeliyiz.

 

Günümüzde Facebook, İnstagram ve Youtube içerisinde çok takipçili ve etkileşimi yüksek bir hesaba sahip olan şirketlerin oldukça büyük satış ve tanıtım getirilerini görmek doğal hale gelmiştir. Hatta bazı sektörlerde açılacak sadece 1 etkili İnstagram hesabı bile büyük cirolar elde edebilmenin yeterli koşulu olarak görülebilmektedir. Hoş biz bunu belirli bir kurumsallık düzeyi sonrası yeterli görmemekteyiz ama doğruya da doğru diyebiliyoruz. İnternet sitenizdeki sosyal medya paylaşım butonlarının gücünü iyi kavrayınız. Hatta Twitter söz konusu olduğunda size Twitter üzerinden sitenize yönlenebilecek direk soru sorma fonksiyonu gibi bir hizmetin varlığından da haberdar olmanızı özellikle öneriyoruz.

 

Eğer içeriklerinizi düzenli olarak güncelliyorsanız (mesela biz ayda ortalama 26 içerik üretmekteyiz); bu yazılarınızı ya da farklı içeriklerinizi değerlendirirken mutlaka ürettiğiniz içeriklerin kullanıcıları ne kadar süre sayfanızda ya da diğer sayfalarınızda tutabildiğini hesaplamalısınız. Google bir sayfada uzun süre vakit geçiren takipçilerin görüşlerinin önemli olduğunu düşünerek SEO puanı hanenize kocaman bir artı koymaktadır. Bu kısımda elde etmeniz gereken bilgiyi Google analytics içerisinde bulunan “sayfada geçirilen zaman” sekmesinde (time on page) görüntüleyebilirsiniz. Mesela günümüzde Youtube’da geçirilen ortalama süre 3.30 ile 4.30 dakikadır. Bu video için böyle olabilirken mesela bir felsefe sitesinde 10 dakika olabilir. Google sektörlere ve ilgi başlıklarına göre farklı kategoriler belirlemekte ve sizi ürettiğiniz içerik kategorisinin temel izlenme süreleri ile de karşılaştırarak değerlendirmektedir.

 

Eğer siz bir kullanıcıyı 3 dakikanın üzerinde sitenizde tutabiliyorsanız bu büyük ihtimalle onların size geri geleceğini göstermektedir. Aynı şekilde en çok hangi içeriğinizin dikkat çektiğini araştırıp yorumlayabilirseniz; yeni içeriklerinizi de bu başlıklara yoğunlaştırırsanız başarılı olmamanız için bir sebep göremiyoruz. Tabi bu aşamaya ek oalrak site içerisindeki yönlendirmelerin de kolay ve doğru çalışır durumda olması gerekmektedir. Eğer ben bi r yazıyı beğenip okuyorsam ve siz de beni sitedeki başka ilgi çekici bir yapıya yönlendirebiliyorsanız sitede geçireceğim zaman artacaktır. Belki de siteyi çok beğenip sık kullanılanlarıma ekleyeceğim. İnanın günümüzde yapay zekâ bunu bile dikkate almaktadır.

 

Hele ki takipçilerinizi e posta almaya da ikna ederseniz güvenilir ve sadık bir takipçi kitlesini zaman içerisinde oluşturmak için en gerekli temeli de oluşturmuş olursunuz. Eğer elektronik posta almaya gönüllü bir taban oluşturursanız da sitenize geri dönüşler artar ve tıklanma oranlarınızın artmasına ön ayak olur. Tıklanma oranının artması hem dünya sıralamalarındaki yerinizi güçlendirir hem de site teknik altyapısı, site ara yüzü, haber çeşitliliği, konu başlığı tutarlılığı gibi ana konuları daha yüksek bir veri üzerinden değerlendirebilirsiniz. Yani kısaca örneklem tabanınız yapacağınız öz denetim için yeterli sayıya ulaşabilir. Eğer takipçilerinizin sayfanızdan çıkış noktalarını da doğru imleyebilirseniz o çıkış alanlarına çıkmalarını geciktirecek (ve belkide engelleyebilecek – bu içerik kalitesi ile alakalı olabilir) yapılar kurgulayabilirsiniz. Mesela çıkış noktalarına satın alma alanlarına yönlendirme sağlayacak yapılar geliştirmeniz son anda fikir değiştirerek satın alma yapma bilincini oluşturursunuz. Bakın satın alırlar demiyoruz; almayacak olsalar da o alanı görmeleri bilinçaltlarına işler diyoruz.

 

Bir başka önerimiz ise kullanıcı yorumları hakkında olacak. Kullanıcı yorumları bazen ürettiğiniz içeriğin takipçiye kattığı faydadan bile daha yüksek bir getiri elde etmenize yol açabilir. Öyle ki mesela Youtube, İnstagram, Facebook ve Twitter yorumlarını okumak çoğu genç takipçi için içeriğin kendisinden bile daha doyurucu ya da eğlenceli olabilmektedir. Tabi yorum yapılması içeriğin detayını artırmakta ve doğal olarak okuyan kişiler ise normalde sayfayı okuyup terk edecekken yorumlara dolarak (ve hatta yorum ve beğeni yaparak) sitede daha uzun kalmaktadır. Bugün çok görüntüleme alan içeriklerin asıl başarınısın yorumları yönetmek olduğunu da düşünebiliriz. Mesela bizim ASMR videolarımız takipçi yorumlarının yarattığı sinerji sayesinde büyük bir başarı elde etmiş durumdadır ( https://www.youtube.com/watch?v=mLPvqzr0shE&list=PLgpDoEwbl0iB9Id_SKD-danub71m7EbfT&index=2&t=32s )

Özellikle yorumlar çoğu kullanıcının problemi olan tekil ziyaretçi elde edebilme yeteneğini de size kazandıracaktır. Tekil ziyaretçi sayısı sayfa ziyaret sayısını da etkilediğinden bu başlıktan ayrı düşünülemez. Yorumların bir başka avantajı da sitenize geri dönüş için içerik haricinde bir başka neden yaratabiliyor oluşudur. Hele ki yorum yapan insanlar sizi sektörünüzün algısını yöneten yapı olarak imliyor oluşu sizi inanılmaz yüksek saygın bir konuma koyar. Bu saygınlığı çoğu zaman adwords harcamaları ile elde edemezsiniz.

 

Eğer siteniz farklı kaynaklar için referans link haline geliyorsa bu sizin diğer siteleri desteklemeniz için de bir sebep yaratabilir. Siz ne kadar çok araştırma yapar ve doğru kaynakları takipçilerinize önerir ya da o kaynakları içeriklerinizde kullanırsanız hem Google hem de kullanıcılar size daha fazla güvenmeye başlayacaktır. Backlink yapısı da bu aşamada çok önemlidir fakat backlink kurulum şemaları hakkında bu yazımızda detaylı bahsetmeyeceğiz. Bu konuda yazdığımız başkaca makalelere bakmanız daha doğru olacaktır. Diğer bir konu ise içeriğin devamlılığı ile tutarlılığının dengelenmesidir. Bu dengeleme yapıldığında işiniz çok basittir.

 

İçeriğin devamlılığı ise belkide içerik üretmenin en zor kısmıdır. Normal şartlarda herkes kendi işini yapmakla yükümlüdür ve işiniz ile ilgili içerik üretme zorunluluğu her an işinizi bırakamayacağınızdan, algısal olarak yoğunlaşamayacağınızdan ya da araştırma yaparak araştırdığınız bilgiyi yazıya dökmek için uğraşamayacağınızdan oldukça zor olabilir. Fakat şu da unutulmamalıdır ki zaman yönetimi ile bu tip zorluklar her türlü aşılabilir. Bir diğer nokta ise içerik üretiminin aslında bir ekip işi olduğu gerçeğidir. Bir kurum içerisinde bu iş sadece bir çalışanın omuzuna yüklenmemelidir. Bu hem bir bireyi tüketmemek hem de bu işin öneminin tabana yayılması ve içselleştirilmesini sağlamak için de önemlidir. İçerik üreten çalışan haricindeki çalışanlar da yapılan işin önemini kavramalı ve ortaya emek koymalıdır.

 

Hazırlayan:

Dr. Barış Tunçbilek

Tunçbilek Reklam Dijital Strateji Yöneticisi

 

Uyarı: Blogumuz içerisinde yayınlanan özgün içerik; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve FSEK ‘nun 71. maddesi tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden Tunçbilek Reklam Ltd Şti. adına korunmaktadır. İzin almadan ve kaynak belirtilmeden kullanmayınız.