SOSYAL MEDYA 2019 & 2020 TRENDLERİ

Seri İlanlar Burada

  13 Nisan 2019     640

SOSYAL MEDYA 2019 & 2020 TRENDLERİ

 

Dijital pazarlama kanalları gibi sosyal medya araçları da sürekli olarak çok hızlı gelişmeye ve değişmeye devam ediyor. Bazen teknolojiler değiştiği için insanların istek ve ihtiyaçları değişirken bazen de insanların istek ve ihtiyaçları teknolojinin gelişim yönünü belirliyor. Bu iki başlık arasındaki karşılıklı devinim, işin sadece teknik yanını değil; sektör psikolojisini ve toplum sosyolojisini daha detaylı anlamaya çalışmamızı gerektiriyor. Konu başlığımızda 2020 tarihinin olması bu makale içerisinde yazacaklarımızın önümüzdeki sene içinde de önemini koruyup ve hatta daha da artıracağını düşünmemizden kaynaklanmaktadır.

 

Öncelikle takipçi tabanınızı anlamaya çalışarak başlamalısınız. Anlamak; onların ihtiyaçlarını ve yönelişlerini anlamak için ilk adım olarak görülebilir. Fakat bunun yeterli olacağını düşünmeyin. Sosyal medya yönetimi süreklilik isteyen bir iş süreci olduğundan takipçi tabanınızı hem anlıyor hem de seviyor olmanız gerek. İşini seven insanların işlerini iş olarak değil, daha çok yaşam sebebi olarak görmeleri ve büyük başarılar elde etmeleri oldukça doğaldır.

 

2019 ve 2020 yıllarından takipçilerinizin tepkilerini çok iyi takip ediyor olmalısınız. Takipleriniz sonucunda elde ettiğiniz verilerinizi dikkatle analiz ederek yeni içerik üretim metotlarınızı elde ettiğiniz istatistiksel veriler ve görüşler üzerine kurmalısınız. Bu aşamadan özellikle takipçi şikâyetlerine, önerilerine ve sorularına hem çok hızlı hem de anlamlı cevaplar & çözümler üretmelisiniz. Bunu başaran firmalar kriz anlarında ve harici rakipleri çoğaldığında kendilerine sadık takipçi tabanları ile büyük fark yaratırlar. Aslına bakarsanız sektöre giriş bariyeri dediğimiz bariyerler bugün bu paragraf içinde anlattığımız tanıma dönüşmüş durumdadır.

 

Bize sorarsanız kontrol edemediğiniz hizmetlerinizi dijital dünyada sürdürmeye çalışmak bu açıdan bakıldığında büyük bir risktir. Hizmet verdiğiniz ya da ürün ürettiğiniz başlıklarda tam anlamıyla kontrol edebileceğiniz başlıklar olmalı; kontrol edemediğiniz alanlar ya kapatılmalı ya da gerek insan gücü ya da yazılım desteği alınarak güçlendirilmelidir. Bu iki seçeneğin gri noktası yoktur. İki seçenekten bir tanesini seçmenizi öneririz.

 

2020 yılında mutlaka ama mutlaka birebir görüşme isteyen müşterileriniz 2019’dan daha fazla sayıda olacaktır. Güzel bir internet sitesi yaptınız fakat halkla ilişkileriniz bire bir ilişki kurma konusunda kapasitesini taban ile uyumlayamıyor. İşte bu büyük bir problem. Eğer teknik altyapı doğru ise, halkla ilişkiler ekibinin probleminin içeriği anlaşılmalıdır. Eğer halkla ilişkiler ekibi işini sevmiyor ise hızla değişime gidilmelidir. Bir diğer nokta ise halkla ilişkiler personelinin yanma noktasıdır. Ağır endüstride de olan metal yorgunluğu terimi dijital halkla ilişkiler birimleri için de geçerlidir.

 

İkinci noktamız ise firmanızın takipçi tabanınıza anlarını olabilecek en otantik betimleme tarzı ile anlatabilme kapasitesidir. Bu aşama doğru editörlerin, doğru grafik, video ve yazı içeriğiyle takipçi tabanını eline alması ve onları yeni bir algı noktasına taşıması ile mümkün olabilir. Yani kaçınmamız gereken şey statik güncellemeler olmalıdır. İnsanlara kamera arkasındakileri onların ruhuna dokunarak anlatabilmelisiniz. Bakın bu nokta muhtemelen anlattığımız bütün SEO taktiklerinden daha etkili olabilir. SEO konusunda teknik bir hata yapabilirsiniz bu doğaldır. Ama hataların hepsi düzeltilebilir. Ama bu noktada hata yaparsanız sizi hiçbir bilgisayar dâhisi organik anlamda kurtaramaz.

 

Bu noktada en önemli içerik tipinin özellikle Facebook, Linkedin, Twitter, Pinterest, Tumblr, Youtube ve İnstagram gibi mecralarda yayınlanan 1’er dakikalık videolar olduğunu söyleyebiliriz. Bu tip videolar günümüzde standart bir yazıdan %700; fotoğraflı görsellerden de %500-600 civarı daha fazla görüntüleme almaktadır. Tabi video üretiminin sosyal medya üretimindeki en zor aşama olduğunu unutmamamız; eğer bilgimiz yok ise bu konuya ilgi geliştirerek profesyonelleşmemiz gerektiğini anlamaktayız. Bu içeriklerde günün soyal gerçekliklerini rafine hale getirip tekrar yorumlamalısınız. Yani yazı gibi fotoğraf ve videoların da editörlere – küratörlere ihtiyacı vardır.

 

Bu aşamada destek alabileceğiniz diğer bir yapı ise mikro ve makro fenomenler olabilir. Nano etkileşimciler (1000-5000) arası takipçiye sahipken makro etkileşimciler 100.000 üzerinde insana ulaşabilmektedir. Ülkemizde çok olmasa da https://www.mavrck.co/ , https://neoreach.com/ ve http://www.traackr.com/ gibi alanlara göz atabilirsiniz. Tabi bu etkileşimlerin sahibi insanların sizin sektörünüzle alakalı olması gerekir çünkü Google SEO algoritmaları artık içeriğin ilgi ve alaka düzeyine büyük önem atfetmektedir. Diğer bir konu ise etkileşimcilerin ne zaman konuşup ne zaman susmayı bilebileceğini iyi takip etmekten geçer. Tabi bu bambaşka bir hikaye olduğundan bu başlığı başka bir yazıda ele almamız daha doğru olacaktır.

 

Bu noktada videoya dönmemiz gerekiyor. Çünkü artık video üretmek etkileşimciler için olmazsa olmaz bir konu olmuştur.  Video içeriği üretimi ve bu içeriğin doğru şekilde işlenişi, doğru seo işlemlere maruz kalması ve doğru alanlarda & doğru anlarda yayınlanması SEO süreçlerinin ülkemizde yadsınan ama artık en önemli kısmı haline gelmiş alanıdır.  2020 yılında %G’nin hayatımıza girmesi ile canlı video üretimi onlarca kat daha önemli hale gelecektir. İnstagram’ın IGTV projesinin başarısı tartışılmaz bir hal almıştır. İnteraktif videoların günümüzde bile cep telefonları vasıtasıyla çekilebiliyor olması geleceğin yönünü çok açık şekilde göstermektedir. Video temelli pazarlamanın makalemizin diğer ana başlıkları ile birleştirildiğinde elde edilecek etki sanırız fazla tarife ihtiyaç duymamaktadır.

 

Facebook chatbotları ise diğer bir önerimiz olarak mutlaka yer almalıdır. Messenger bugün sahip olduğu kapasite bakımından ele alındığında muhtemelen dünyanın en etkili elektronik posta iletişim cihazı olarak görülebilir. Bu noktada gerekirse bir Facebook Messenger chatbot’u edinmelisiniz. Tabi bu konu başlığı üzerine sıfırdan bir makale yazmamız da gerekebilir çünkü chatbotları insan etkileşimini anlayamayan düzeneklere sahip ise faydadan çok zarar sağlayacaktır. Bu durumlarda Facebook gruplarının önemini kavramalı ve gerekirse kendi gruplarınızı ve sayfalarınızı kurmalısınız. Günümüzde bazı Facebook grupları ve bu grupların üyeleri bu yapıları klan – tarikat olarak görmekte ve başka iletişim metotlarını reddebilmektedir.

 

Tabi bu başarı birkaç günde olmaz. Zaman gerekir. İnsanların güveni kazanılmalı, tekrar şekillendirilmeli ve sürekli olarak korunabilmelidir. Yapılacak hatalar bir anda bütün büyüyü bozabilir. İçerikleriniz her zaman gerçekler üzerinden hareket etmeli; popülist ya da yalan nitelikteki içerik üretim metotlarından kaçınmalıdır. Manipülasyon, skandal sürümü, güvenlik açıkları gibi başlıklar sosyal medya tabanınızın bir anda farklı bir mecraya gitmesine sebep olabilir. Bu tip eski SEO teknikleri yerine reklam bütçenizi artırabilir, takipçilerinize sürekli soru sormaz, onlara bir şey satmaya çalışmazsanız değişen rekabet şartlarında güvende olabilirsiniz.

 

Son olarak çalışanlarınızın sizin için içerik üretmenize izin vermelisiniz. Çünkü çalışanlarınız takipçi isteklerini en yakından gören ve kendi sektörlerini inceleyen insanlardır. Yani onlar aslında gözünüzün önünde duran editörlerdir. Çalışanlarınıza sosyal medyanızda yetki verin (yerinde etkilendirme). Yapılanları takip edin ve çalışmalarını destekleyin. Toplantı başlıklarınızdan bir tanesi bu olsun. İstatistiklere göre çalışanların kendi sektörleri için içerik üretmeleri durumunda gönderileri standart gönderilere göre 8 kat daha fazla etkileşim almaktadır. Bu kadar büyük bir kuvveti es geçmeniz özellikle 2020 yılı içerisinde kabul edilemez olacak; bize güvenin.

 

Çalışanlarınızdan özellikle mobil içerik tüketicileri için içerik üretmelerini isteyin. İçerikleriniz mobil kullanıcıların anlık takip yeteneklerine, veri kotalarına ve ilgi alanı değiştirebilme isteklerine yön veren bir dilde ve tanımda programlanmalıdır.

 

Hoşçakalın!

 

Hazırlayan:

Dr. Barış Tunçbilek

Tunçbilek Reklam Dijital Strateji Yöneticisi

 

Uyarı: Blogumuz içerisinde yayınlanan özgün içerik; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve FSEK ‘nun 71. maddesi tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden Tunçbilek Reklam Ltd Şti. adına korunmaktadır. İzin almadan ve kaynak belirtilmeden kullanmayınız.