WHATSAPP GERÇEKLERİ (2019)
2009 yılında whatsapp hayatımıza girdiğinde kimse Microsoft Messenger’ı tahtından edeceğini tahmin etmemişti. Whatsapp, 2009 yılında Brian Acton ve Jan Koum isminde iki eski Yahoo çalışanı tarafından kuruldu. Yazılım çalışmalarına 2007 yılında başladılar ve Whatsapp’ı geliştirirken IOS market içerisindeki mesajlaşma boşluğunu referans aldılar. Bunun için de öncelikle IOS yazılımında oldukça ünlü olan Rus yazılımcı Igor Solomennikov ile anlaştılar. 24 Şubat 2009 yılında ise Whatsapp Inc. California’da resmen kuruldu ve efsane başladı.
Evet, efsane dedim çünkü Whatsapp’ın 2009 yılında başlattığı iletişim süreci katma değeri bugün normal bir şeymiş gibi hissedilse de aslında büyük bir devrimdi. Hatta günümüzde mobil telefonların bu kadar yaygın olmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi olarak Whatsapp’ın sağladığı devasa faydadır (şahsi fikrimdir, yanlışlanabilir..).
Efsane dememin bir başka sebebi ise Whatsapp’ın kurulduğu gündem bu yana pazarlamaya, halkla ilişkilere ya da takipçi erişimine 0 dolar harcamış olmasıdır (Evet sıfır Dolar, doğru okudunuz). Hatta bugün bile şirketin pazarlama ya da halkla ilişkiler elemanı bulunmamaktadır. Şirket her zaman çok basit bir şekilde ana amacında kalmış; ana amaçtan sapmamanın ise getirisinin konusunda en yüksek fayda, dolayısıyla da sadık bir kullanıcı tabanı olacağını öngörmüştür. Şimdi biz bu konuda konuşuyoruz ama inanın bunu düşünmek başka bir zor süreç ve büyük uzak görüşlülük; başarmak ise belki de karar almaktan 1000 kat daha zor bir olaydır.
Pazarlama yerine yapılan tek şey ise teknik geliştirmelere bol kaynak ayırmak olmuştur. Yani “over marketing” yerine “ over engineered” bir aplikasyona sahip olma konusunda asla tereddütleri olmamıştır. Hatta Jan Koum, Brian beylerin masasına şu sticker’ı yapıştırmış : “No Ads! No Games! No Gimmicks!”. Yani olduğumuz gibi görünelim; görünmek istediğimiz yansımamız tekniğimiz olsun. Aslında bakarsanız bir reklamcı olarak bu tip bir görüşe hem çok şaşırıyorum hem de alabileceğimiz derslerin çok fazla sayıda olduğuna inanıyorum.
Bugün 1 milyardan fazla kullanıcısı olan bir şirket düşünün. Bu şirketin sadece 55 mühendisi ve diğer bütün işler için 50 çalışanı olsun. Bu tip benzer bir durumu Pay pal dışında duymadığımı hatırlıyorum. İnanılmaz rafine bir işletmecilik algısı ve uygulaması. Bu örnek sadece diğer şirketlere değil aslına bakarsanız devletlere bile örnek olabilecek kadar mükemmel bir örnek.
Bu kadar az sayıdaki çalışan her gün 510 milyon kullanıcının kullandığı sistemleri kontrol ediyor, iletişimi sağlıyor, geliştirmeleri gerçekleştiriyor ve hatta sitemi olası saldırılara karşı koruyor. 510 milyon rakamının ise sadece 2017 yılında 300 milyon olduğu düşünülürse inanılmaz bir büyüme oranı da yakalanmış olmasına rağmen sistemde en ufak bir çatlama bile olmuyor. 180 ülke genelinde toplamda 1.5 milyar kullanıcıya ulaşan bu devasa “minik” yapı her gün 1 milyon yeni kullanıcıya kapılarını açmakta. Skype ise günde 400 bin kişiyi sistemine kabul ediyor. Fark baya büyük.
Kardeş şirket Facebook ise günde 1.5 milyar insanı konuk ediyor. Direk rakipleri olan Viber ise günde 90 milyon insanı sisteminde ağırlıyor. Yani rakamlar arasında büyük uçurumlar olsa da bir yandan da Türk sosyal medya araçlarının küçüklüğünü hatırlıyor ve üzülüyoruz.
Whatsapp kullanıcıları günde ortalama olarak programı 23 defa açıp kontrol ediyor. Sadece ABD’de her yıl 2 milyon insan whatsapp kullanmaya başlıyor. Yani teorik olarak bir süre sonra bütün ülke Whatsapp kullanabilir görünmektedir. Şu andaki kullanıcı sayısı ise yaklaşık 26.5 milyon cihaz. Bazı ülkelerde ise whatsapp kullanımı çılgınlık boyutunda. Mesela İtalya’da telefonların %81’inde whatsapp bulunmakta. Hindistan’da ise bu oran tamı tamına %94! Hatta Arjantin’de telefonların %84’ünde whatsapp yüklü. Bir veri de ülkemizden; Türkiye Tüm whatsapp nüfusunun %5.62Sini temsil ediyor.
Whatsapp’ın dünyanın en çok indirilien 3. Android aplikasyonu olması dolayısıyla elde ettiği ekonomik büyüklük, İzlanda gibi ülkelerin GDP’sinden daha büyük olması sonucunu doğuruyor. Bu çok doğal çünkü Gmail, Google Maps gibi temel aplikasyonları indirdikten sonra akla gelen ilk program hemen Whatsapp oluyor (en azından bana öyle oluyor). İşim komiği ise Google’ın bu güçlü rakibinin patronları, şirketlerini kurmadan önce Facebook ve Twitter’da iş başvurusu yapmışlardı. Tabi reddedildiler ve sonra kısa bir Güney Amerika tatilinin ardından şirketi kurdular.
2014 yılında Google whatsapp için 10 milyar dolar önerdi (5 yıl için iyi kar mı dersiniz?). Bizce gayet etli olan bu teklif Whatsapp CEO’larını mutlu etmedi ve bu teklifi reddettiler. Tabi birkaç ay sonra yaklaşık 2 katı bir rakama Facebook geldi ve Whatsapp’ı satın aldı. Evet, tam 19 milyar dolarlık bir gelir elde ettiler. Bu alımın ardından hem Facebook içerisinde yer almaya hem de bağımsız olarak kalmaya devam eden yazılım gerçekten değerini bulan girişimlerden bir tanesi olarak tarihte yerini aldı. Facebook eski geleneği çok bozmadan Whatsapp Business’i kurarak istatistiklerini yayınlamaya başladı. Bu istatistikler ise kullanıcı deneyimlerini yönetmek adına büyük bir öneme sahiptir.
Sesli mesaj gönderiminin makine gibi olması Whatsapp’ın değerini artıran sebeplerden bir tanesi olmuştur. Tabi bu durum dünyadaki 12 ülke tarafından hoş karşılanmadığından yasaklılar listesine girmeleri de zor olmadı. Ama gelişmeler bununla da kalmıyor. Whatsapp Linux temelli KaIOS (Firefox OS) sürümlü telefonlar için de hazır durumda. Yani mobil hayata ulaşmak için teknik yeterlilikleri üst düzey olmayan telefonlar da artık whatsapp ile çalışabilecek. Zaten 2015 yılından beri masaüstü sistemlerde de olan yapı kendi önünü açmak için hala sürekli olarak geliştirilen bir dev.
Kıssadan hisse; Eğer siz de bir sosyal medya aracını özgün bir yönetim fikriyle kurar, geliştirirseniz. Üzerine mesela 60 dil desteğini pürüzsüzce koyarsanız, hacklenmeye karşı ultra güvenli hale getirirseniz Nasa, Harley Davidson ve Amerikan havayollarından daha değerli bir markanın sahibi olabilirsiniz. Hatta bunu asla ciro rakamlarınızı açıklamadan bile yapabilirsiniz. Evet, bu firmalar çok değerli ama Whatsapp daha değerli. Çünkü bu sistem sayesinde insanlar her gün 100 milyon sesli arama, 55 milyon videolu arama ve 650 milyon yazılı mesaj üretebiliyor. Tabi bazı özel günlerde bu rakamların 3 katıda çıkabildiğini de belirtmemiz gerek. Hatta internet dünyasındaki selfilerin %30’u hala Whatsapp ile çekiliyor.
Suudi Arabistan gibi tutucu bir ülkede bile insanların %73’ü Whatsapp kullanıyor. Bazı ülkelerde ise Whatsapp haber almanın gayri resmi de olsa tek kaynağı. Özellikle sistem içerisinde 1 milyon grubun olduğu düşünülürse her konuda her türlü paylaşım mümkün. Sadece Çin çok ilginç bir duruma sahip. Çünkü sadece Çin’de 2 milyon kullanıcıları var. Bunun farklı rekabetsel ve siyasi sebepleri olduğunu düşünebiliriz.
Bir başka yazıda görüşünceye kadar esen kalın.
Hazırlayan:
Dr. Barış Tunçbilek
Tunçbilek Reklam Dijital Strateji Yöneticisi
Uyarı: Blogumuz içerisinde yayınlanan özgün içerik; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve FSEK ‘nun 71. maddesi tarafından gerek cezai gerekse hukuki yönden Tunçbilek Reklam Ltd Şti. adına korunmaktadır. İzin almadan ve kaynak belirtilmeden kullanmayınız.